Sıradaki içerik:

İslam Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk Edebiyatı

e
sv

Yalnızlar

163 okunma

Bomboş bir sayfa var önümde,

Ak, pak ve çıplak!

“Yaz” diyor tanrı…

“Yaz” diyor tanrı diye tabir edilen en büyük sanrı…

“Yaz” diyor ama bilmiyor; her gece onu benim yarattığımı…

İçi geçmiş mutluluklar

ve güncel hüzünler sunuyor hayat bana;

Gülüyorum geçiyorum, aldırış etmiyorum…

Gamsız diyorlar!

Görmüyorlar,

Duymuyorlar,

Bilmiyorlar…

Ben…

Ben ki; üzerimdeki mintana bile ölesiye sövüyorum,

Ölesiye sövüyorum, öylesine değil…

ve her nesneye katkısız, katıksız kederler yüklüyorum…

Nietzsche bile görse şaşırırdı,

Böyle büyük bir sanrıdan tanrı yarattığımı.

Geceleri dua yerine küfür edip yattığımı,

Sabahları söverek kalktığımı

ve ona taptığımı

Görse…

Şaşkınlıktan imana gelirdi…

Bir kadeh daha mutluluk içiyorum…

ve her yudumda kendimden geçiyorum…

“Adamlar yapmış” diyorum…

Soruyorum…!

Kim icat etmiş sevinci, kederi, neşeyi?

Kim doldurmuş ağzına kadar bu küçücük şişeyi?

Sonra sapsarı bir kızı yakıyorum saçlarından,

Sonra içime çekiyorum nefessiz, bütün ruhunu…

Yarısı akciğerlerime, yarısı pasif içicilere gidiyor…

ve biz, bütün yalnızlar; kendi kendimize susuyor,

Kendi kendimize konuşuyor, bütün cihana ağlıyoruz…

Mustafa BAŞTAŞ

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli