Sıradaki içerik:

Birşeyler eksik ..

e
sv

Mağara Alegorisi

372 okunma

Antik Çağ felsefesinin en önemli alegorilerinden biri de Mağara alegorisi kavramıdır. Bu, Yunan filozof Platon’un Devlet isimli eserinde Sokrates’in ağzından ortaya atılan bir tür alegoridir. Peki, Mağara Alegorisi nedir ve özellikleri nelerdir?

Mağara Alegorisi Tam Olarak Neyi Anlatır?

Platon’un Mağara Alegorisi, filozof tarafından bilgiye karşı inancın doğası üzerine kafa yormak için tasarlanmış bir kavramdır. Alegori, bir mağarada birbirine zincirlenmiş mahkumların olduğunu belirtir. Mahkumların arkasında bir ateş vardır ve ateş ile mahkumlar arasında kukla ya da başka nesneler taşıyan insanlar bulunur. Bu, duvarın diğer tarafına bir gölge düşürür. Mahkumlar, gerçek olduklarına inanarak bu gölgeleri izlerler.

Platon, bir mahkûmun özgür olabileceğini varsayar. Sonunda ateşi görür ve gölgelerin sahte olduğunu anlar. Bu mahkûm mağaradan kaçabilir ve dışarıda daha önce farkında olmadığı yepyeni bir dünya olduğunu keşfedebilir.

Bu mahkûm, dış dünyanın mağaradakinden çok daha gerçek olduğuna inanır. Diğer mahkumları kurtarmak için geri dönmeye çalışır. Döndüğünde gözleri gerçek güneş ışığına alışık olmadığı için kördür. Zincirli tutuklular bu körlüğü görürler ve mağarayı terk etmeye çalışırlarsa zarar göreceklerine inanırlar.

Platon’un Mağara Alegorisi düşüncesi ile inandığı şey, tutukluların yanılacağıdır. Çünkü (Platon’un görüşüne göre doğru olduğu gibi) gölgeleri düşüren gerçek şeylerden ziyade, gözlerinin önünden geçen gölgelere atıfta bulunmak için kendi dillerindeki terimleri kullanırlar.

Bir mahkûm “Bu bir kitap” derse, “kitap” kelimesinin tam da baktığı şeye atıfta bulunduğunu düşünür. Ama yanılıyor olabilir. O sadece bir gölgeye bakıyor. “Kitap” kelimesinin gerçek referansını göremiyor. 


Daha fazla Tarih içeriklerini keşfetmek için BiKültür sayfamıza göz atabilirsiniz!

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli